Blog Altınçarşı

Makaleler

Pırlanta Çadırı Gerçekten Ucuzmu…

Yazan : Tarih : Ara.18, 2011 Kategori : Makaleler

Geçtiğimiz günlerde adı oldukça bilinen bir marka İstanbul’da bir pırlanta çadırı kurarak burada çok büyük indirim yaptığı iddaasıyla bir çok televizyon kanalında editoryal olarak haber yapıldı…

Haberleri izlerken alışveriş yapan insanlarla yapılan röportajlar oldukça ilgi çekiciydi. Türkiyenin dört bir yanından gelen insanlardan bahsediliyor. Binlerce hatta onbinlerce liralık pırlanta takıların neredeyse bittiğinden bahsediliyordu. %50, %60, %70 indirimlerin yapıldığı söyleniyordu.

Bu haberlerin etkisiyle altincarsi.com ve blog ziyaretçilerimize bazı bilgileri paylaşma gereği hissettim.

Pırlanta çadırı gerçekten ucuzmu sorusu bence en önemli soru bu sorudan yola çıkarak ucuzluğu neye göre değerlendirmek gerektiğini sorgulamak gerekiyor.

Öncelikle mücevher üretiminin neden yapıldığına bakarak konuya girelim. Mücevher üretiminin temelinde değerli madenler yer alır bunlar sırasıyla; platin, altın ve gümüştür. Değerli madenlerin fiyatları ise uluslararası borsalar tarafından ons olarak ( 31.1 gr. ) olarak belirlenir.  Örnek vermek gerekirse şu anda bu yazıyı yazarken altının onsu uluslararası piyasada 1599.1 Usd.

Ana hammadelerden birisi değerli maden olduğuna ve bunun fiyatının kişilerin değil uluslararası piyasalar ve borsalar tarafından belirlendiğine göre bunda indirim yapmak imkansızdır. zaten her hangi bir sarrafa gidildiğinde mevcut değerli maden verilerek o günkü fiyattan nakite hemen dönen bir emtia.

Konunun üretim ve işçilik kısmına daha sonra geleceğim öncelikle hammadelerden devam edelim. Ana konu pırlanta olduğuna göre sırasıyla hammadeleri önce elden geçirelim. Pırlanta esas olarak bir kesim türüdür. Pırlantanın ham maddesi elmastır.

Elmas maden ve doğal taş sınıfından bir emtiadır. Her elmas mücevherde kullanılamaz. Mücevher üretiminde kullanılabilinen elmas olduğu gibi endüstriyel amaçlarla kullanılan elmaslar vardır. Elmas matkap ucu yada tornada kullanılan elmas bıçaklar endüstride kullanılan yerler açısından fikir verecektir.

Merak edenler Wiki makalelerinde  http://tr.wikipedia.org/wiki/Elmas adresinden gerekli teknik detayları görebilirler.

Elmasla ilgili olarak bir çok ülkede borsa kurma çalışmaları yapılmaktadır. Aynısı ülkemizdede azınlık bir grup tarafından İAB ( İstanbul Altın Borsası ) bünyesinde yapılmaktadır.

Borsa çalışmaları yada borsası olduğu her nekadar iddaa edilsede elmas dünyadaki en riskli yatırım emtiasıdır çünkü fiyatını belirleyen herhangi bir temel faktör yoktur. Mücevher kategorisinde işlenmiş elmas bundan sonrasında pırlanta diyeceğimiz taşlarda yer alan kesim, renk, karat, berraklık ( lekesizlik ) adı altında anlatılan bunada 4C denilen sınıflandırma biçimi fiyatlandırma  açısından tüketiciye bir mantık olarak sunulsa da fiyatlandırma ile  bunun uzaktan yakından bir ilgisi yoktur.

Pırlanta dahil değerli taş piyasasında taşın fiyatını satıcı belirler. Laboratuarlar tarafından verilen sertifikalar 4C ye göre verilen sadece taşın mevcut sertifikadaki özelliklere sahip olduğunu belirtmek dışında başka hiçbir geçerliliği yoktur.

Piyasada aynı ölçü ve kesime ait taşlar çok fazla değişik fiyatlara satılmaktadır. Hiç bir tüketici taşlardaki renk ve lekesizliği normal bakışla algılayamaz. Taşların fiyatını belirleyen uluslararası bir otorite olmadığına göre satıcının kendi biçtiği değer doğru bir değer olarak kabul edilemez.

Tabiki serbest piyasa koşullarını kabul ediyorsak satıcının kendisi bir fiyat belirlemiş ve bu fiyata satışa çıkmıştır. Alıcı kendi rızasıyla bu fiyatı kabul etmiş ve ödeme takasıyla satın alma işlemini gerçekleştirmiştir. Netice olarak alış veriş gerçekleşmiş ve ortada herhangi bir sorun bulunmamaktadır.

Elmas ve pırlanta konusuna ufak bir es vererek mücevher konusuna giriş yapalım. Neticede sorguladığımız “gerçekten ucuz mu değil mi?”.

Mücevher meselesi konuya hakim olmayan birçok kişi ve tüketici için her zaman karışık bir mesele olmuştur.  Bir çok tüketici alışveriş yaparken aldığım bu aksesuarı ya da takıyı geri satacak olsam kaça alacaksınız yada gramı ne kadar demektedir. Mobilya, elektronik, tekstil ile ilgili bir alışveriş yaparken hiçbir tüketici bu soruyu sorma ihtiyacı duymaz. Ancak iş ziynet eşyasına gelince geri dönüş fiyatını bilmek istemekte hatta satıcıyı sorgulamaktadır.  Bu tip tüketicilere hemen şunu söylemek istiyorum. Kolaysa bir AVM de yada tekno markette bu sorgulamayı yapıp neticesini de bana bildirirseniz sevinirim.

Mücevher üretimi oldukça meşakatli, masraflı ve riskli bir süreçtir. Tasarımın yapılması, kalıbın çıkarılması, tezgahta işlenmesi gibi bir çok aşamadan geçmektedir. Üretim aşamasında birçok kimyasal madde kullanılmaktadır; sülfirik asit, rodyum, boraks bunlardan sadece bir kaçıdır.

Mücevher işçiliğini yapan ustalar çok uzun sürede yetişmektedir. Her ustanın kendi dalı ya da bölümü vardır. Her yeni model üretiminde yeni bir şey öğrenirler. Bir ustanın ustalığı ürettiği model çeşidine bağlı olduğu kadar el becerisine ve yeteneğine de bağlıdır.

Mücevher fiyatını belirleyen ana unsur da aslında budur. Madenlerin fiyatını uluslararası piyasalar belirlediğine göre ikinci fiyat belirlemesini işçilik kalemi belirler.  İşçilik fiyatını belirleyen ana faktör üretim aşamasında kullanılan malzemeler ve bu malzemelerin kalitesi olduğu gibi ayrıca üretimi yapan ustalardır.

Üretim aşamasında kullandığınız her malzemenin bir fiyatı vardır. Çalışan ustalarınızın kalitesine göre maaşları vardır. Sabit giderleri de unutmamak lazım; elektrik, su, kira  bir de  buna vergileri eklemek şart ( KDV, sigorta, stopaj ve daha onlarcası ) Her insan bilir ki üretim yapmak bir maliyettir bu maliyetin hammadde ve zorunlu giderler kısmına ise işçilik denir.

Mücevher sektörü diğer sektörler gibi değildir. Ürettiğiniz emtia pazara çıktığı gibi satan sürekli aynı bant üzerinde üretilen bir malzeme değildir. Ürettiğiniz model satmayabilir yada çok uzun zamanda satabilir. Ancak siz üretim maliyetlerinizi peşin olarak öder ve yaptığınız yatırımın dönmesini uzun zaman beklersiniz.  Hele bir de ekonomik kriz olmuşsa ilk olarak sizin işleriniz durur ve yaptığınız ürünleri satamazsınız daha da kötüsü üretimi durdurmak zorunda kalırsınız.

Bu nedenle bu yazıyı okuduktan sonra mücevher alacak arkadaşlar umarım ki bir daha düşünürler ve aldıkları ürünlerin üzerindeki işçilikleri ve bunları üreten ustaların emeklerini yok saymazlar. Yatırım yapmak için emtia alacaksanız bunun yolu ya gram altın almak veya bankalardan altın fonları almaktır. Mücevher üretmek bir kültürdür aynı şekilde bunu tüketmek te başka bir kültürdür.

Hammade fiyatı belli, üretim maliyetleriniz de var. Buna ek olarak tüketiciye çıkıyorsunuz bunun masrafları da var. Marka payını, tasarımcı payını da ekleyelim.

Peki indirim bunun neresinde…

Diyelim ki mağazalarında duran ve uzun zamandır satılmayan ürünlerini toparlayarak burada indirim yaparak satıyorlar ve tüketici de bundan faydalanıyor.

İstanbul’un göbeğinde bir çadır kuracaksınız. Bunun mutlaka bir maliyeti var. Güvenlik, personel, reklam masrafları saymaya başlarsak bitmez. Dolayısıyla sonuçta bunlar masraf olup, firma bunların karşılığını ödemektedir.

Bu maliyetlerin toplamı bile hayır işinde kullanılsa mutlaka bir çok kişinin hayır duası alınacaktır.

Ek bir çok maliyet yaparak üstüne de büyük indirimler(!) yaparak  satış yapılacak.

Hadi bunu da kabul ettik.

Diyelim ki marka tanınırlığını arttırmak için ve markanın doğrudan tüketiciyle buluşmasını sağlamak için yapıldı. Sonuçta reklam reklamdır.

Peki bu markaya bağlı franchise mağazalar varken tüm mağazaları kapsayacak geniş ölçekli bir reklam kampanyası ve indirim kampanyasıyla ürünlerinin tüm Türkiye’de tüketiciye ulaşmasını sağlamak ve bu mağazaların iş hacimlerinin artmasını sağlayacak  kampayalarla yapılması daha doğru değil midir?

İndirim yapıldığını kabul ederek düşündüğümüzde bu markanın tüketicileri her yıl açılacak ve bu kadar büyük indirimlerin(!) yapıldığı çadırı beklemeyecek mi? Markanın satış kanalları olan bağımsız yatırımcıların  franchise mağazalarına yani bayilerine bu haksızlık olmayacak mı?

Mutlaka olacak. Hiçbir bayi bunu kabul etmeyecektir ama bayilerden ses seda çıkmıyor belki de çıkıyor ama bundan haberimiz yok.

İndirimi hala bulamadık ama neticeye az kaldı.

Sektör içinden birisi olarak teknik bir konuda bilgi vermeyi  faydalı görüyorum. Bir model satmadıysa biz bu modelin üzerindeki taşları sökerek işçilik zararını kabul eder, daha çok satan modele çeviririz. İşin özü elimizdeki malzemeler geri dönüşe sahip olup bizde bu geri dönüşümü zorunlu hallerde mutlaka yaparız. Sizler de elinizdeki bir aksesuarı kuyumcuya geri sattığınızda kuyumcular bunları üreticilere verir.  Bu madenler eritilerek yeni modellere dönüşür. Bu nedenle sizden bir ürün geri alınırken maden değeri üzerinden alınır.

Bu teknik detaydan sonra şu sonuca varılabilir; bu marka elindeki satmayan modellerin işçiliğini yok sayarak indirim yapıyor ve bunu satıyor. Yani indirim aslında işçiliğe yapılıyor diyebiliriz.

Ayrıca bayi menfaatlerini de göz önüne aldığımızda kampanya dahilinde yapılan masraflar geri dönüşüm maliyetinden daha fazla olacaktır. Bu değer üzerinden yapılan indirim, mücevher şirketlerinin parasını sokağa atması demektir. Öncesinde de bahsettiğim gibi hayır işlerine bağış yapmak burada daha mantıklı olacak ki hiç yoktan ihtiyaç sahibi bir kaç kişiye faydalı olur ve hayır duası alınır.

Tüm elemeler sonrasında elimizde iki konu kaldı.

Marka payı ve pırlantanın değeri.

İndirim yapıldığına göre maden fiyatı, işçilik ve gider masraflarında indirim yapılamayacağına göre geriye çok daha önemli ve düşündürücü iki konu kalıyor.

1 – ) Marka ürünlerin üzerine çok yüksek miktarda marka payı ekleniyor.

2 – ) Satılan pırlantalar çok fahiş fiyatlara tüketiciye sunuluyor.

Birinci madde öznel bir durum olduğundan bu konuda herkesin kendi ürününe biçtiği değere karışamayacağımdan bunu, aklımızın bir yerinde olması şartıyla, bir kenara bırakıp ikinci konuya geçmek istiyorum. Kişisel kanaatim ve sektör içerisindeki bilgim dahilinde şunu açıkça söyleyebilirim. Pırlantaya bir değer biçilememesi veya standart olmayan bir fiyatlandırma ortamında çok ama çok fahiş fiyatlara satılmaktadır.

İşçilik değerleri fark gösterebilir ancak bu değer farkı %200 – %300 hatta %500 lük bir değer farkı olamaz.

Konuya şuradan yaklaşmak daha mantıklı olacaktır. Biraz önce tüketicilerin mücevher alışverişi yaparken en çok sorduğu “bunu geri satsak kaça alırsınız?” sorusunu aynı biçimde pırlanta için de soralım. Cevap bulabilir misiniz? Bence bulamazsınız. Değerli madende değer biçmek söz konusu o günkü altın fiyatı üzerinden mümkün görülebilir ama pırlantaya nasıl değer biçileceği sorusu karşımıza çıkmaktadır.

Satıcı size “istediğiniz zaman geri getirin biz şu fiyata alırız” demiş olabilir ancak elinizde bunu sağlayacak bir evrak var mı? ( Kart visit arkasına yazılan yazıları unutun.)

Sonuca yaklaşınca gördüğümüz manzara bence hiç te iç açıcı değildir. Herhangi bir marka hangi ortamda olursa olsun pırlantada böylesi bir indirimi yaptığını iddaa ediyorsa, basit bir örnekle “3000 tl lik pırlanta yüzük 1500 tl süper indirim, bir alana bir bedava yanında da şu hediye” diyorsa bu durup düşünmenizi gerektiren bir durumdur. Gerçekten daha önce birileri bu pırlantayı 3000 Tl ye almışsa onlara sadece geçmiş olsun demek gerekir. Hangi marka olursa olsun 3000 Tl ye sattığı bir taşı sonrasında fiyatını 1500 TL ye indirmesi o markanın müşterisine verdiği değeri göstermesi açısından çok çarpıcı bir örnektir.

Eh, daha öncede bahsettiğim gibi serbest piyasa! Alan memnun olduktan sonra gerisi sadece boş vızıltıdır.

Firma indirim yapmış mıdır?

Heralde yapmıştır.

Saygılarımla

v.taylan@tibelya.com

Yorum Yaz Daha Fazlası...

Bir şey mi aradınız ?

Lütfen arama için aşağıdaki formu kullanınız:

Aradığınızı bulamadıysanız! Bizimle iletişime geçebilir yada ilgili bir konuya yorum yazabilirsiniz.

Arşiv

Kronolojik olarak tüm kayıtlar...